ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı kapsamlı askeri harekatın ardından, Washington yönetimi dünya genelindeki tüm vatandaşlarına acil güvenlik uyarısı yaparak bölgedeki tansiyonun en üst seviyeye çıktığını resmen duyurdu
Orta Doğu, tarihinin en kritik sabahlarından birine ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik eş zamanlı hava operasyonlarıyla uyandı. İki ülke arasındaki müzakere süreci devam ederken gerçekleşen bu askeri müdahale, bölgedeki tüm dengeleri altüst etti. Saldırıların hemen ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, küresel ölçekte bir güvenlik alarmı vererek vatandaşlarını olası misilleme ve seyahat aksaklıklarına karşı uyardı.
ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki TravelGov, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, askeri operasyonların ardından dünya genelindeki tüm Amerikalıların teyakkuzda olması gerektiğini bildirdi. Özellikle Orta Doğu’da bulunan vatandaşların bulundukları bölgedeki büyükelçilik ve konsolosluk duyurularını anlık olarak takip etmeleri istenirken, hava sahalarının kapanması nedeniyle ulaşımda ciddi aksamalar yaşanabileceği vurgulandı. "Daha fazla dikkat" çağrısı, Washington’ın bölgedeki durumun öngörülemez bir noktaya evrildiğine dair endişesini yansıttı.
İsrail Savunma Bakanlığı tarafından "önleyici saldırı" olarak nitelendirilen operasyon, ABD Başkanı Donald Trump’ın "büyük bir harekat" başlatıldığına dair onayıyla hız kazandı. Başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr ve Kirmanşah gibi kritik merkezlerin dahil olduğu 24 farklı vilayette askeri ve stratejik noktalar hedef alındı. İran Kızılayı’ndan gelen ilk verilere göre, saldırılarda şu ana kadar 201 kişi yaşamını yitirirken, 747 kişi de yaralandı. Enkaz altındaki arama kurtarma çalışmaları devam ederken can kaybının artmasından endişe ediliyor.
Saldırılara sessiz kalmayan İran ordusu, "meşru müdafaa" hakkını kullandığını belirterek İsrail’e yönelik balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) karşı saldırı başlattığını duyurdu. Tahran’ın misillemesi sadece İsrail ile sınırlı kalmadı. Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’deki ABD askeri üslerine de füze ve kamikaze İHA’larla saldırılar düzenlendiği bildirildi. Bu gelişme, çatışmanın sadece iki ülke arasında kalmayıp tüm bölgeye yayılma riskini somut bir gerçeğe dönüştürdü.
Haber kaynakları, saldırının İran ve ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin sürdüğü bir dönemde gelmesine dikkat çekiyor. Diplomatik çabaların sonuç vermesi beklenirken silahların konuşmaya başlaması, uluslararası toplumda büyük bir şok etkisi yarattı. Bölgedeki birçok ülke hava sahasını sivil uçuşlara kapatırken, Birleşmiş Milletler ve dünya liderlerinden art arda itidal çağrıları gelmeye devam ediyor. Ancak sahadaki çatışmaların şiddeti, krizin diplomasi yoluyla çözülme ihtimalini şu an için oldukça zayıflatmış görünüyor.
Yorumlar