İçişleri Bakanlığı ile YÖK arasında imzalanan kritik protokol sayesinde, üniversitelerde afet farkındalığı akademik müfredata dahil ediliyor, gönüllü öğrenci toplulukları ve akredite arama kurtarma ekipleriyle afetlere karşı dirençli toplum hedefleniyor
Türkiye'nin afet yönetimi stratejisinde devrim niteliğinde bir adım atıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında, üniversitelerin afetlere karşı hazırlık kapasitesini artırmayı ve akademik birikimi saha tecrübesiyle buluşturmayı hedefleyen kapsamlı bir işbirliği protokolü imzalandı. 1-7 Mart Deprem Haftası’nın anlamlı atmosferinde gerçekleştirilen tören, devletin zirvesini ve akademik dünyayı "Afete Hazır Üniversite, Afete Hazır Türkiye" vizyonu altında bir araya getirdi. Protokol, yalnızca bir eğitim faaliyeti değil, aynı zamanda Türkiye'nin gelecekteki afet direnç profilini belirleyecek stratejik bir doküman olma özelliği taşıyor.
AFET YÖNETİMİNDE AKADEMİK VE STRATEJİK DÖNÜŞÜM
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından imzalanan bu tarihi protokol, üniversitelerin sadece eğitim yuvası değil, aynı zamanda birer afet yönetim merkezi ve toplumsal bilinç kalesi haline gelmesini öngörüyor. Törenin açılışında konuşan Bakan Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin jeopolitik ve coğrafi konumu gereği afetlerle yaşamak zorunda olan bir ülke olduğuna dikkat çekti. Çiftçi, afet yönetiminin kriz anında değil, krizden çok önce; bilimle, eğitimle ve titiz bir planlamayla başlaması gerektiğini vurguladı. "Güçlü Türkiye'nin inşa edilmesi, afet öncesi risk azaltma kültürünün toplumun tüm katmanlarına, özellikle de yarınlarımızın teminatı olan üniversitelerimize yerleşmesiyle mümkündür," diyen Çiftçi, bu işbirliğinin stratejik önemine vurgu yaptı.
Bakan Çiftçi, konuşmasında 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerden alınan derslerin altını çizdi. Bu büyük felaketin, hazırlıksız olmanın ne denli ağır bedelleri olabileceğini tüm çıplaklığıyla gösterdiğini belirten Çiftçi, devletin tüm kurumlarıyla ve milletin sarsılmaz birliğiyle bu acı tecrübeyi "asrın dayanışmasına" dönüştürdüğünü ifade etti. Ancak bu dayanışmanın sürdürülebilir olması için bilimsel temellere oturtulması gerektiğini söyleyen Bakan, yeni protokolün bu bilimsel köprüyü kuracağını belirtti.
ÜNİVERSİTE MÜFREDATINA AFET DOKUNUŞU
Protokolün en dikkat çekici maddelerinden birini, yükseköğretim müfredatına eklenecek olan yeni dersler ve modüller oluşturuyor. Bakan Çiftçi’nin detaylandırdığı üzere, afet yönetimi artık sadece teknik bir mühendislik meselesi olarak değil; sosyolojiden psikolojiye, şehir planlamasından iletişime kadar çok disiplinli bir perspektifle ele alınacak. Üniversitelerde afet farkındalık eğitimlerinin ortak bir standartta yürütülmesi sağlanırken, farklı disiplinlerde afet temalı seçmeli derslerin yaygınlaştırılması teşvik edilecek.
Bu akademik dönüşümün bir diğer ayağını ise lisansüstü çalışmalar oluşturuyor. Genç araştırmacıların afet yönetimi, risk azaltma ve kriz iletişimi gibi konularda hazırlayacakları tezler ve projeler, devlet tarafından desteklenecek. Böylece üretilen akademik bilgi, kütüphane raflarında kalmayarak AFAD’ın saha operasyonlarında kullanabileceği pratik verilere ve stratejilere dönüşecek. AR-GE faaliyetleri çerçevesinde geliştirilecek yeni teknolojiler ve yerli çözümler, Türkiye'nin afet müdahale kapasitesini dijital çağın gereksinimlerine uygun hale getirecek.
GÖNÜLLÜLÜK SİSTEMİ VE AKREDİTE EKİPLER
Üniversitelerdeki dinamik genç nüfusun afet yönetim süreçlerine dahil edilmesi, protokolün temel taşlarından birini oluşturuyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AFAD Gönüllülük Sistemi ile entegre çalışacak öğrenci topluluklarının kurulmasına tam destek vereceklerini açıkladı. Bu topluluklara üye olan ve eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikalar verilecek. Bu adım, afet anında ne yapacağını bilen, eğitimli ve organize bir insan kaynağının oluşturulmasını hedefliyor.
"Neye, nerede ve nasıl müdahale edeceğini bilen bir insan, bir canın kurtarılması demektir," diyen Çiftçi, üniversite yerleşkelerinde her yıl en az bir kez geniş kapsamlı afet tatbikatı yapılacağını duyurdu. Bu tatbikatlar sayesinde hem akademik personel hem de öğrenciler, teorik bilgilerini gerçekçi simülasyonlarla pekiştirme imkanı bulacak. Ayrıca, üniversite bünyesinde kurulan arama-kurtarma ekiplerinin AFAD standartlarında akredite edilmesi süreci hızlandırılacak. Törende, bu süreci başarıyla tamamlayan bazı üniversitelere akreditasyon sertifikalarının takdim edilmesi, hedefin somut sonuçlarını şimdiden gösterdi.
YÖK BAŞKANI ÖZVAR: 208 ÜNİVERSİTE AFETE DİRENÇLİ HALE GELECEK
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, törende yaptığı konuşmada Türkiye genelindeki 208 üniversitenin, 187 bin akademisyenin ve 6 milyonu aşkın öğrencinin devasa bir güç olduğunu hatırlattı. Özvar, "Bu protokol, Türkiye'nin afetlere karşı daha dirençli ve bilinçli bir toplum olma iradesinin kurumsal bir yansımasıdır," dedi. 6 Şubat depremleri sırasında üniversitelerin kampüslerini barınma alanlarına dönüştürdüğünü, yemekhanelerini ve sağlık tesislerini halka açtığını anımsatan Özvar, bu toplumsal sorumluluk bilincinin artık sistemsel bir yapıya kavuşacağını müjdeledi.
Özvar'ın açıklamalarına göre, her üniversite bünyesinde "Afet Risk Yönetimi Koordinasyon Birimleri" kurulacak. Bu birimler, üniversite içindeki hazırlık süreçlerini yönetecek ve AFAD ile doğrudan irtibat halinde olacak. "Afete Hazır Üniversite" konseptinin tüm yerleşkelere yerleşmesiyle, üniversiteler sadece bilgi üreten yerler değil, afet anında toplumun sığınabileceği ve koordinasyonun sağlanabileceği güvenli kaleler haline gelecek.
DİJİTAL FARKINDALIK VE GELECEK VİZYONU
Haberin detaylarında dikkat çeken bir diğer unsur ise afet bilincinin dijital dünyadaki varlığı oldu. AFAD Başkanlığı tarafından hayata geçirilen "hazirim.gov.tr" platformu, üniversite gençliğinin dijital alışkanlıklarına uygun şekilde optimize edildi. Bu platform üzerinden erişilebilecek eğitim içerikleri, simülasyonlar ve bilgilendirme videoları, afet eğitimini sınıf duvarlarının dışına taşıyacak. Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı ile yürütülen "Her Okula Bir Afet Farkındalık Öğretmeni" projesinin bir benzerinin üniversite düzeyinde derinleştirilmesi hedefleniyor.
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan da törende yaptığı konuşmada, afet farkındalığının 365 gün süren bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Deprem Haftası’nın bir başlangıç olduğunu, ancak üniversitelerle olan bu güçlü bağın yılın her günü aktif kalacağını ifade etti. AFAD’ın sahadaki operasyonel gücü ile üniversitelerin bilimsel kapasitesinin birleşmesi, Türkiye’nin uluslararası alandaki afet yönetim başarısını daha üst seviyelere taşıyacak.
SONUÇ VE TOPLUMSAL ETKİ
Bu geniş kapsamlı protokol, Türkiye'nin afetlerle mücadelede "reaktif" (olay sonrası) yaklaşımdan "proaktif" (olay öncesi hazırlık) yaklaşıma geçişindeki en büyük hamlelerden biri olarak kayıtlara geçti. Üniversitelerin akademik zekası, gençlerin enerjisi ve devletin kurumsal gücü birleştiğinde, Türkiye'nin afetlere karşı direnci "asrın dayanışması" ruhuyla perçinlenmiş olacak.
Protokolün imza töreni sonrası Bakan Çiftçi'nin AFAD stantlarını gezerek bilgi alması ve kentsel arama-kurtarma alanında akredite olan üniversite ekiplerini tebrik etmesi, sürecin sadece kağıt üzerinde kalmayacağının en büyük kanıtı oldu. Türkiye, artık üniversite koridorlarından saha operasyonlarına kadar uzanan, her halkası bilim ve tecrübeyle örülmüş bir afet yönetim zincirine sahip.
Yorumlar