Çin'in Orta Doğu Temsilcisi Cay Cün, bölgedeki 21 bin can kaybının ardından ABD ve İsrail'e askeri operasyonları durdurma çağrısı yaptı. İşte "Pandora'nın Kutusu" uyarısı.
Pekin’in Orta Doğu Özel Temsilcisi Cay Cün, bölgedeki askeri operasyonların derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası toplumu "orman kanunlarına" karşı çıkmaya ve küresel barışı korumak için hukuka uymaya çağırdı.
Çin'in Orta Doğu Özel Temsilcisi Cay Cün, bölgeyi sarsan askeri gerilimin ardından gerçekleştirdiği geniş kapsamlı arabuluculuk turunu tamamlayarak Pekin’de dünya basınının karşısına geçti. ABD ve İsrail'in operasyonları ile İran’ın misillemeleriyle tırmanan krizin üçüncü haftasında konuşan Cay, bölge ülkelerinin ortak bir "felaket" ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Çin Kamu Diplomasisi Derneği (CPDA) tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Özel Temsilci, diplomasi trafiğinin sonuçlarını paylaşırken küresel aktörlere yönelik sert ve net uyarılarda bulundu.
Cay Cün, diplomatik misyonu kapsamında Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Kuveyt ve Mısır gibi kritik aktörlerin yanı sıra Körfez İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği yetkilileri ve İran tarafıyla bir araya geldiğini açıkladı. Arap dünyasının, kendilerinin yaratmadığı bir krizin bedelini ödemekten dolayı büyük bir endişe içinde olduğunu ifade eden Cay, bölge halklarının tek talebinin huzur ve barış olduğunu dile getirdi. Cay, "Orta Doğu yeterince kargaşaya tanık oldu. İlgili tüm taraflar askeri operasyonları derhal durdurmalı ve durumun kontrolden çıkmasını önlemeli" dedi.
Çin’in askeri olmayan hedeflere ve sivillere yönelik ayrım gözetmeyen saldırıları en sert şekilde kınadığını hatırlatan Cay, savaşın etik ve hukuki sınırlarına dikkat çekti. Askeri çatışmalarda sivillerin korunmasının mutlak bir "kırmızı çizgi" olduğunu belirten Özel Temsilci; enerji altyapısı, ekonomik tesisler ve halkın geçim kaynaklarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Savaşın henüz üçüncü haftasında 21 bin can kaybına ulaşılmasının küresel vicdanı yaraladığını ifade eden Cay, "Pandora'nın kutusu bir kez açıldı mı büyük yıkım olacak; bu çatışmanın kazananı olmayacak" uyarısında bulundu.
Dünya ticaretinin ve enerji koridorlarının kilit noktası olan Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, toplantının en kritik başlıklarından biriydi. Çin'in enerji ithalatının yaklaşık yarısını bu bölgeden sağladığını belirten Cay, Boğaz’ın ve çevresindeki suların istikrarının sadece bölgenin değil, tüm uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. ABD'nin bölgede kurmayı planladığı uluslararası koalisyona dair soruları ise Çin’in iç işlerine karışmama ilkesine sadık kalarak, farklı taraflarla iş birliği içinde olduklarını belirterek yanıtladı.
Pekin yönetiminin krizden çıkış reçetesini "askeri operasyonların sonlanması, diyaloğa dönüş ve uluslararası hukuka riayet" olarak özetleyen Cay, isim vererek ABD ve İsrail’e yüklendi. "Düğümü kim bağladıysa o çözmelidir" diyen Cay, saldırıların BM onayı olmadan ve müzakereler sürerken başladığına dikkat çekti. Güç siyasetinin uluslararası ilişkileri "orman kanunlarına" döndürmemesi gerektiğini savunan Özel Temsilci, büyük güçlerin askeri kapasitelerini diğer ülkelere saldırmak için bir araç olarak kullanmaması gerektiğinin altını çizerek uluslararası toplumu bu ihlallere karşı "hayır" demeye davet etti.
Yorumlar