BM duyurdu: Gazze’de insani yardımlar tamamen durdu! Sadece yakıta izin var, sağlık malzemeleri sınırda bekletiliyor. İnsani krizin son durumu ne?
Birleşmiş Milletler, İsrail’in son iki günde Gazze’ye yönelik insani yardım geçişlerini neredeyse tamamen durdurduğunu açıkladı; yalnızca yakıt girişine izin verilen bölgede, sağlık malzemeleri ve temel ihtiyaçların dağıtımı ise engelleniyor.
Birleşmiş Milletler (BM), Gazze Şeridi’ndeki insani krizin derinleştiğine dair alarm zillerini en üst seviyeden çalıyor. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, bölgedeki yardım operasyonlarının "neredeyse tamamen durma noktasına geldiğini" duyurdu. İsrail'in, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’ndan yapılacak insani yardım sevkiyatlarını kısıtladığını belirten Dujarric, bölgeye ulaştırılabilen tek maddenin yakıt olduğunu vurguladı.
YARDIMLAR SINIRDA BEKLİYOR
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) raporlarına dayandırılan bilgilere göre, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı üzerinden gerçekleştirilmesi planlanan insani yardım sevkiyatları, son 48 saatte İsrail engeline takıldı. Dujarric, durumu "Sadece yakıt alınmasına izin verildi, başka hiçbir şey alamadık" sözleriyle özetledi.
Bu kısıtlamaların en çok etkilediği alanların başında sağlık hizmetleri geliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) saha ekipleri, sınır kapısına getirilen 170 palet dolusu tıbbi malzemenin indirilmesine rağmen, İsrailli yetkililerin bu malzemelerin Gazze içindeki ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasına onay vermediğini rapor etti. DSÖ’nün hayat kurtarıcı ekipmanlarının dahi depolarda veya araçlarda bekletilmesi, hastanelerin tükenme noktasına geldiği Gazze’de durumu daha da kritik hale getiriyor.
STRATEJİK GEÇİŞ NOKTALARINDA TAM ABLUKA
Haberin devamında dikkat çeken bir diğer unsur, Gazze'nin dış dünyayla bağının tamamen koparılmış olmasıdır. Dujarric, Kerem Ebu Salim'in bölgeye açılan tek operasyonel kapı olmaya devam ettiğini ancak bunun yeterlilikten çok uzak olduğunu belirtti. İsrail'in İran ile yaşanan gerilimlerin ardından bölgedeki hareket alanını daha da daralttığı görülüyor.
Dujarric, Refah ve Zikim sınır kapılarının da kapalı olduğunu hatırlatarak, insani yardım kuruluşlarının lojistik ağının tamamen tıkandığını ifade etti. BM, İsrailli yetkililerle gerçekleştirdiği günlük temaslarda, yeni geçiş noktalarının acilen açılması ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için "yoğun bir lobi faaliyetinde" bulunduklarını bildirdi. Ancak, sahadaki pratik uygulamaların bu taleplerle taban tabana zıt ilerlemesi, insani krizin önümüzdeki günlerde daha büyük bir felakete dönüşebileceği endişesini doğuruyor.
BATI ŞERİA’DA ARTAN BASKI VE ŞİDDET
İnsani kriz sadece Gazze ile sınırlı kalmıyor. İşgal altındaki Batı Şeria da son dönemde benzeri görülmemiş bir hareket kısıtlamasıyla karşı karşıya. İsrail güçlerinin iki Filistinliyi öldürmesinin ardından kuzey bölgelerde kısıtlamaların yeniden sıkılaştırılması, bölgedeki sosyal yaşamı felç etti.
BM Sözcüsü Dujarric, kontrol noktalarındaki (checkpoint) kapatmaların, Filistinlilerin işlerine, okullarına ve en temel sağlık hizmetlerine erişimini engellediğini belirtti. Bu durum, insani yardım kuruluşlarının acil durum operasyonlarını da sekteye uğratıyor. Yardım araçlarının geçişine izin verilmemesi, Batı Şeria'daki lojistik akışı da durma noktasına getirmiş durumda.
PSİKOLOJİK YIKIM VE ŞİDDET VAKALARI
İnsani krizin fiziksel boyutu kadar, bölgedeki sivil halkın yaşadığı psikolojik çöküntü de ürkütücü boyutlara ulaşmış durumda. BM ortağı olan ve bölgede ücretsiz bir yardım hattı işleten bir kurumun verileri, durumun vahametini gözler önüne seriyor.
Verilere göre, geçen yılın ilk iki ayı ile bu yılın aynı dönemi kıyaslandığında, fiziksel şiddete dayalı yardım çağrılarında yüzde 25'lik bir artış kaydedildi. Daha da endişe verici olanı, bu çağrıların içerisinde intihar eğilimi ve düşüncelerinde de ciddi bir artış yaşandığı bilgisi. Bölgedeki insanların çaresizlikten kaynaklanan psikolojik travmaları, yardımların ulaşmaması nedeniyle daha da derinleşiyor. Uzmanlar, açlık, hastalık ve şiddet sarmalının, halkın ruh sağlığını kalıcı olarak tahrip etme riski taşıdığı konusunda uyarıyor.
Yorumlar