İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı tarafından düzenlenen iftar programında kahraman jandarma personeliyle bir araya gelerek vatan savunmasındaki kararlılık ve tarihsel süreklilik mesajlarını tüm Türkiye'ye ilan etti
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan ayının manevi atmosferini kahraman Türk askeriyle paylaşmak üzere Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) tarafından düzenlenen özel bir iftar programına katıldı. Şehit Orgeneral Eşref Bitlis Kışlası GEST Komutanlığı’nda gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmada Bakan Çiftçi’ye, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı ve çok sayıda rütbeli personel eşlik etti. Vatanın huzuru, milletin güvenliği ve devletin bekası için gece gündüz demeden görev yapan jandarma teşkilatının mensuplarıyla aynı sofrayı paylaşan Bakan Çiftçi, program süresince personel ile yakından ilgilendi. İftarın açılmasının ardından yapılan dualar, kardeşlik ve birlik bağlarını bir kez daha pekiştirdi.
TARİHSEL BİR MİRAS: TÖREDEN MODERN JANDARMAYA
İftar sofrasında personelin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ederek konuşmasına başlayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, jandarma teşkilatının sadece modern bir güvenlik gücü değil, aynı zamanda kökleri tarihin derinliklerine uzanan bir "adalet nizamı" olduğunu vurguladı. Jandarmanın hikâyesinin, Türk devlet geleneğinin oluşumuyla eşdeğer bir sürece sahip olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, teşkilatın evrimini şu sözlerle özetledi:
“Türklerin kurduğu en erken devletlerden itibaren, emniyet ve asayiş işlerini yürüten teşkilat ve yöneticilere rastlanır. O gün töre dediğimiz yazılı olmayan ama vicdanlara nakşedilmiş kurallar; toplumun düzenini ayakta tutuyordu. İşte Jandarma, asırlar boyunca o törenin, o nizamın, o adalet anlayışının bugüne taşınmış adıdır.”
Bakan Çiftçi, jandarmanın tarihsel yolculuğunu anlatırken Göktürklerden Osmanlı’ya kadar uzanan bir "koruma ve asayiş" kronolojisi sundu. Göktürklerde devlet merkezini koruyan "Börü" adlı muhafız teşkilatından bahseden Çiftçi, İslamiyet’in kabulüyle birlikte "subaşı", "şahne" ve "şurta" gibi kavramların kolluk hizmetini profesyonel bir çerçeveye taşıdığını belirtti. Karahanlılar dönemindeki "Yatgak ve Turgaklar" ile sarayı koruyan "Candarlar"ın, bugünkü jandarma kelimesinin de kökenini oluşturduğuna dair tarihsel verilere dikkat çekti.
EMANETİ MUHAFAZA ETMEK: CANDAR VE JANDARMA
Bakan Çiftçi, kelime kökenleri üzerinden yaptığı analizle, jandarmanın özündeki "emanet" kavramına değindi. "Candar" ve "Jandarma" kelimelerinin özünde aynı manayı, yani "emaneti muhafaza etmeyi" barındırdığını söyleyen Bakan, Osmanlı Devleti’nin Tanzimat döneminden itibaren jandarma teşkilatının nasıl modern bir yapıya büründüğünü anlattı. 1846’daki Zaptiye Müşirliği ve 1869’daki Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi’nin kurumsallaşma adına devrim niteliğinde adımlar olduğunu hatırlatan Çiftçi, teşkilatın her dönemde vatanın bütünlüğü için en ön safta yer aldığını dile getirdi.
Cumhuriyet dönemine geçişle birlikte jandarmanın sadece bir iç güvenlik gücü olarak kalmadığını, aynı zamanda Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar her kritik dönemeçte bedel ödediğini belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “1984’ten itibaren terörle mücadelede ülke sathında en kritik unsurlardan biri olarak, birlik ve kardeşliği koruma görevini kararlılıkla sürdürdünüz,” diyerek personelin fedakârlığını onurlandırdı.
JÖAK: DEVLETİN ÇELİK BİLEĞİ VE ŞEFKAT ELİ
Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden birini Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı’na (JÖAK) ayıran Bakan Mustafa Çiftçi, bu birimin milletin gönlünde çok özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. 1 Eylül 1999’da kurulan JÖAK’ın kısa sürede bir "irade mektebi" haline geldiğini söyleyen Çiftçi, bu ocağın sadece silahlı bir güç değil, aynı zamanda teknik bir uzmanlık merkezi olduğunun altını çizdi.
“JÖAK; arama-kurtarmadan özel operasyona, terörle mücadeleden KBRN görevlerine, kritik korumadan eğitime kadar geniş bir sahada; daima yüksek hazırlık, yüksek disiplin, yüksek sorumlulukla vazife icra eder. Kahraman JÖAK, sadece operasyon sahasının gücü değildir. Aynı zamanda afetin en zor anında milletin imdadına yetişen devlet elidir.”
Bakan Çiftçi, JÖAK bünyesindeki Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timlerinin Van depreminden Kahramanmaraş depremlerine, orman yangınlarından büyük sel felaketlerine kadar her zor anda vatandaşın yanında olduğunu hatırlatarak, bu fedakârlığın Türk milletinin hafızasına silinmeyecek şekilde kazındığını vurguladı.
GÖREV BİR MAKAMIN ÖTESİNDE KUTSAL BİR EMANETTİR
İftar programının sonuna doğru personelin motivasyonunu artıracak mesajlar veren İçişleri Bakanı, jandarma üniforması taşımanın ağır bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Bu mesleğin bir memuriyet değil, bir "vakar çizgisi" olduğunu belirten Çiftçi, görevin temelinde iman, sadakat, sabır ve disiplinin yattığını söyledi.
Makamların gelip geçici olduğunu ancak devlete hizmetin baki kalacağını belirten Bakan Mustafa Çiftçi, konuşmasını şu güçlü ifadelerle tamamladı: “Bizim medeniyetimizde görev, bir makam meselesi olmaktan ziyade bir emanettir. Emanet; ehline verilir, hakkıyla taşınır, duasıyla korunur. Bu yüzden JÖAK demek; Allah’ın izniyle, milletin duasını omzunda taşımak demektir.”
MİLLETİN DUASI VE DEVLETİN GÜCÜ BİR ARADA
Program, iftar sonrası İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı’nın personel ile gerçekleştirdiği samimi sohbetlerle devam etti. Bakan Çiftçi, kışla ortamında yürütülen faaliyetler hakkında detaylı bilgiler alırken, personelin ihtiyaç ve taleplerini de bizzat dinledi. Özellikle genç jandarma personeline hitaben yaptığı konuşmalarda, Türkiye’nin güvenliğinin emin ellerde olduğunu görmekten duyduğu gururu yineledi.
Bu anlamlı gece, hem tarihsel bir muhasebenin yapıldığı hem de gelecek hedeflerin perçinlendiği bir buluşma olarak kayıtlara geçti. JÖAK personelinin disiplini ve hazırlık seviyesi, Bakan Çiftçi’nin ziyaretiyle bir kez daha tescillenmiş oldu. Programın sonunda çekilen hatıra fotoğrafları, devletin zirvesi ile sahadaki kahramanların omuz omuza duruşunun bir simgesi olarak yansıdı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kışladan ayrılırken personelin Ramazan Bayramı’na da huzurla erişmesi temennisinde bulundu.
Yorumlar