Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır'da bölgesel savaştan ekonomik verilere kadar kritik mesajlar verdi: ''Sistemik kıtlık ve barış çabaları gündemde!''
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır'da yaptığı açıklamada bölgesel savaşların küresel ekonomiye maliyetine dikkat çekerek, Türkiye'nin diplomatik tüm imkanlarıyla kalıcı barış ve "Terörsüz Türkiye" vizyonu için çalıştığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Diyarbakır’da, kentin ekonomi dinamikleriyle "İş Dünyası Buluşması" programında bir araya geldi. Küresel siyasetten bölgesel çatışmalara, makroekonomik hedeflerden yerel kalkınma projelerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, dünyanın içinden geçtiği zorlu süreci "güç siyasetinin hukukun önüne geçtiği riskli bir dönem" olarak tanımladı. Türkiye’nin bu karmaşık tabloda sağlam bir duruş sergilediğini belirten Yılmaz, özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik yansımalarına ve bölgedeki demokratik standartlara dair önemli mesajlar verdi.
Dünyanın korumacılık eğilimlerinin yükseldiği ve ticaretin yavaşladığı bir evrede olduğunu ifade eden Cevdet Yılmaz, hukukun ve insan haklarının zayıfladığına dikkat çekti. "Güç siyasetinin ön plana çıktığı, adalet ve merhametin unutulduğu bir dönemdeyiz" diyen Yılmaz, bu riskli süreçte dik duranların uzun vadede kazançlı çıkacağını vurguladı. Küresel büyümenin yüzde 3 seviyelerinde seyrettiğini ve savaşların bu oranı daha da aşağı çekebileceğini belirten Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zeka ile şekillenen yeni dünya düzeninde Türkiye’nin kendi yolunu çizmek zorunda olduğunu ifade etti.
İsrail’in kışkırtmalarıyla başlayan ve ABD ile İran’ın dahil olduğu süreçlerin bölgeyi bir ateş çemberine çevirdiğini dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin savaşın sona ermesi için tüm diplomatik kanalları kullandığını söyledi. Savaşın özellikle enerji ve gıda arzı üzerindeki etkilerine değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Hürmüz Boğazı'nın kapatılması enerji piyasaları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu bölge dünya petrolünün yüzde 20’sini sağlıyor. Yaşanan savaş sadece insani trajedi değil, aynı zamanda küresel bir ekonomik maliyet üretiyor."
Türkiye’nin makro finansal istikrarı sağlamak için yoğun bir çaba içinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, enflasyonun yüzde 30,7 seviyelerine gerilediğini ancak gıda fiyatlarındaki kuraklık etkisinin süreci zorlaştırdığını söyledi. Temel mallarda enflasyonun yüzde 16’ya kadar düştüğünü kaydeden Yılmaz, hizmet enflasyonunun (kira, eğitim vb.) daha geriden geldiğini ve bu alandaki kırılmanın da başladığını ifade etti. Yılmaz, "Hedefimiz yüzde 20'nin altını görmekti ancak bölgesel savaşlar tüm dünyada olduğu gibi bizim görünümümüzü de etkiledi" dedi.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin bölgenin potansiyelini açığa çıkardığını savunan Yılmaz, güvenlik endişelerinin ortadan kalktığı bir ortamda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyeceğine olan inancını paylaştı. Diyarbakır’ın turizmde 1 milyon barajını aştığını ve asıl "çılgın projenin" Silvan Sulama Projesi olduğunu belirten Yılmaz, tarımsal sanayinin kentin kaderini değiştireceğini söyledi.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise kentin ekonomik sıçramasını rakamlarla ortaya koydu. 2023'te 250 milyar lira olan GSYH'nin 2024'te 452 milyar liraya yükseldiğini belirten Zorluoğlu, ihracatın 2002'den bu yana 53 kat artarak 368 milyon dolara ulaştığını ve istihdamda Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir büyüme kaydedildiğini açıkladı. Toplantı, iş insanlarının görüş ve önerilerinin dinlenmesiyle sona erdi.
Yorumlar