TBMM Başkanı Kurtulmuş, PAB Genel Kurulu’nda küresel vicdana seslendi: "Sivillerin yaşam hakkı üzerinde siyasal pazarlık yapılamaz, nezaket zulmü örtmemeli."
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik 152'nci Genel Kurulu'nda uluslararası sisteme sert eleştirilerde bulunarak, sivillerin yaşam hakkının hiçbir siyasal pazarlığa konu edilemeyeceğini vurguladı ve adaletin tesisi için harekete geçilmesini istedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ev sahipliğinde düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu, "Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla kapılarını açtı. Çok sayıda ülkeden parlamenterin katılımıyla gerçekleşen açılış oturumunda kürsüye gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, mevcut uluslararası sistemin işleyişine ve Gazze’deki insani krize dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKÜŞTE
Konuşmasına mevcut küresel düzenin içler acısı durumuna dikkat çekerek başlayan Kurtulmuş, uluslararası sistemin artık bir çöküş içerisinde olduğunu belirtti. Gazze’de yaşanan vahim tablonun bu çöküşün en somut kanıtı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Sivillerin korunamadığı, sağlık altyapısının çökertildiği, insani yardımların engellendiği bir tablo karşısında etkili bir irade ortaya konulamaması, hepimiz için ciddi bir sınavdır" dedi. Vicdanı temsil ettiğini iddia eden uluslararası merkezlerin acıyı yalnızca seyretmekle yetindiğini vurgulayan TBMM Başkanı, bu sessizliğin kurucu iddiaların kaybedilmesi anlamına geldiğini kaydetti.
“SİVİLLER SİYASETİN MALZEMESİ OLAMAZ”
Filistin meselesinin artık bölgesel bir trajedi olmaktan çıkıp insanlığın ortak bir sınanma alanına dönüştüğünü belirten Kurtulmuş, "Gazze, insani hukukun seçici uygulanmasının ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurduğunun laboratuvarı gibidir" ifadelerini kullandı. Mazlumların hayatı pahasına sürdürülen sessizliğin tarafsızlık olarak nitelendirilemeyeceğinin altını çizen Kurtulmuş, şu sözlerle tepkisini dile getirdi:
"Açıkça ifade etmek isterim ki, sivillerin yaşam hakkı üzerinde asla siyasal pazarlıklar yapılamaz. Yardım konvoylarının geçişi, diplomatik takvime bağlı bir lütuf olarak kabul edilemez. İnsan hayatları arasında hiyerarşik bir yapılanma asla uygulanamaz."
PARLAMENTOLARIN SORUMLULUĞU
Konuşmasında parlamentolara büyük görevler düştüğünü hatırlatan Kurtulmuş, kınamalarla geçiştirilen ve prosedür tartışmalarına hapsedilen kriz anlayışından süratle kurtulmak gerektiğini belirtti. Diplomasi dilinde nezaketin önemli olduğunu ancak nezaketin zulmü görünmez kılan bir örtüye dönüşmemesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, "Nezaket perdesi altında zalime zalim diyebilme kudretini kaybetmemeliyiz" çağrısında bulundu.
ADİL VE SAMİMİ İŞBİRLİĞİ VURGUSU
Konuşmasının sonunda daha samimi bir işbirliği modeline ihtiyaç duyulduğunu belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, ayrıştırıcı bir dilden uzak duracaklarını ifade etti. Hakkaniyeti esas alan, insan onurunu koruyan ve çok taraflı yapıları itibarlı hale getiren bir çizgiyi savunmaya devam edeceklerini belirten Kurtulmuş, sözlerini şu şekilde noktaladı:
"Farklı görüşlerin medeni usullerle konuşulabildiği ve ortak yarar etrafında buluşulabildiği bir anlayışı geliştirmeliyiz. Eğer bedel ödemeyi göze alan ahlaki bir duruş sergilersek, yeryüzünde adaletin yeşermesine büyük katkı sağlayabiliriz."
Yorumlar