Reklam
Reklam

"Orman Kanunları" İle Ne Kastediliyor? Kurtulmuş Kimleri Hedef Aldı?

Yayınlanma Tarihi : Google News
Advert

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, parlamentoda gazetecilerle iftarda buluştu. Kurtulmuş, bölgede artan savaş riskine karşı Türkiye’nin iç cephesini tahkim ederek istikrar adası kalmaya kararlı olduğunu vurguladı ve uyarılarda bulundu

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen iftar programında parlamento muhabirleriyle bir araya geldi. Uzun yıllardır Meclis çatısı altında yakın mesai yürüttüğü basın mensuplarına hitap eden Kurtulmuş, Türkiye’nin içinden geçtiği tarihi süreci, bölgesel krizleri ve küresel sistemsizliği mercek altına alan kapsamlı açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin, demokrasinin nabzını tutan zorlu bir görev ifa ettiklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bölgesel bir istikrar adası olarak kalması için “iç cephe” vurgusunu yineledi.

PARLAMENTO MUHABİRLERİNE TEŞEKKÜR

Konuşmasının başında basın mensuplarına gösterdikleri gayretlerden dolayı teşekkür eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, gazetecilerin, özellikle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının kamuoyuna aktarılmasında büyük emek sarf ettiklerini ifade etti. Kurtulmuş, “Demokrasinin merkezi olan bu güzel mekanda, Türkiye siyasetiyle, ülke gündemiyle ilgili gelişmeleri yakinen takip edip bunu da halkımızla paylaştığınız çabalarınızdaki emekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim” dedi. Parlamenter demokrasinin işlemesinde basının şeffaflık adına üstlendiği rolün önemine işaret eden Kurtulmuş, muhabirlerin gece gündüz demeden sunduğu haber akışının, halkın süreci anlaması bakımından hayati bir önem taşıdığını belirtti.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE: BİR YOL HARİTASI

Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını “Türkiye siyasi tarihi bakımından önemli bir eşik” olarak tanımladı. 21 toplantıda 137 kişi ve kurumun dinlendiğini anımsatan Meclis Başkanı, 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla kabul edilen raporun, terörün artık tarihin tozlu raflarına kaldırılması hedefiyle oluşturulduğunu belirtti. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihinin yaklaşık 50 yılının terörle mücadeleyle geçtiğini vurgulayan Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

“Çok şükür Türkiye, bir siyasi kararlılıkla 'Artık bu meseleden kurtulmamız gerekir. Türkiye'de terörün, tarihin o kirli tozlu raflarında kalması gerekir' diyerek bir irade ortaya koymuş ve Terörsüz Türkiye dediğimiz süreç böylece başlamıştır. Bu rapor her şey değildir, bir yol haritasıdır, bir başlangıçtır.”

Kurtulmuş, siyasi partilerin büyük bir konsensüsle üzerinde durduğu bu metnin, terörün sona erdirilmesi ve demokratik standartların yükseltilmesi açısından bir “ortak yöneliş” olduğunu ifade etti. Özellikle raporun 6. ve 7. bölümlerinde yer alan tekliflerin yasalaşmasıyla, sürecin önemli bir merhalesinin daha aşılacağını belirtti.

KÜRESEL SİSTEMSİZLİK VE ORMAN KANUNLARI

Dünya genelinde yaşanan gelişmeleri “sistemsizliğin hakim olduğu bir dönem” olarak niteleyen Kurtulmuş, küresel kurumların işlevsizleştiğine dikkat çekti. Tek kutuplu veya çok kutuplu dünya tartışmalarının ötesine geçildiğini vurgulayan TBMM Başkanı, şu çarpıcı tespiti paylaştı:

“Kuralın artık ortada olmadığı, hiçbir şekilde herkes tarafından kabul edilen ortak kuralların uygulanmadığı, kurumların da bu kuralları uygulayabilecek güç ve takatinin kalmadığı, küresel kurumların hak ile yeksan olduğu bir dönemdeyiz. Üzülerek söylüyorum ama bir kez daha söylemek durumundayım, eğer bu dönemi tarif etmek gerekirse 'güçlünün, gücünü istediği şekilde tatbik ettiği, orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem' demek mümkündür.”

Bu kaotik yapıda Türkiye’nin güçlü kalmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bu gücün sadece askeri değil; ekonomi, siyaset, toplumsal dayanışma ve milli hedeflerde birlik olmakla mümkün olabileceğini dile getirdi.

İRAN'A YÖNELİK SALDIRILAR VE BÖLGESEL TÜRÜBÜLANS

ABD ve İsrail eksenli saldırıların, bölgeyi sürüklemek istediği “türbülans” konusunda uyarılarını yineleyen Kurtulmuş, Türkiye’nin bu karanlık senaryonun parçası olmayacağının altını çizdi. Savaşın yıkım getireceğini vurgulayan Kurtulmuş şunları söyledi:

“Bölgeyi çekmeye çalıştıkları bu türbülansın içine Türkiye, asla çekilemeyecek, asla sokulamayacaktır. Türkiye hem insanlık cephesinin soylu bir sözcüsü olarak her türlü haksızlığa karşı sözünü söyleyecek hem de kendi iç cephesini tahkim ederek kendi ülkesini güçlü bir şekilde ayakta tutacaktır.”

İsrail hükümetinin “büyük İsrail” hayalleriyle hareket ettiğini ve 7 Ekim’den bu yana bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini kaydeden Kurtulmuş, İran, Katar, Lübnan, Suriye ve Yemen'e yönelik saldırıların hiçbir meşru gerekçesi bulunmadığını ifade etti. Bölgedeki diplomatik masaların önemine vurgu yapan Meclis Başkanı, çözümün savaş değil, müzakere olduğunu bir kez daha hatırlattı.

“DİN SAVAŞI KIŞKIRTMALARINA DİKKAT”

İsrail’in, Orta Doğu’yu kutsal bir metin üzerinden yeniden şekillendirme çabasına karşı sert tepki gösteren Kurtulmuş, “Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din mensubuna vadetmedi” diyerek, Filistin halkının meşru vatan mücadelesini savundu. Bazı çevrelerin bölgede bir “din savaşı” hazırlığı yaptığını ve bu tür kışkırtmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Kurtulmuş, yangının bir an önce söndürülmesi çağrısında bulundu.

Savaşın acı tablosuna da değinen Kurtulmuş, “Savaşta zaten kaybedenler hep kadınlar, yaşlılar ve çocuklar oluyor. Savaşlarda hep kaybedenler masum milletler oluyor. Savaşlarda kazananlar ise savaş baronları, silah tüccarları ve savaş endüstrisinden kazandıkları paralarla dünyayı boğmaya çalışan, inanın ki bir elin avuçlarını geçmeyen zadegan kazanıyor” ifadeleriyle savaşın insani ve ekonomik maliyetini gözler önüne serdi.

İSTİKRAR ADASI OLARAK TÜRKİYE

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin, bölgesel bir istikrar adası olarak yoluna devam etmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, devletin tüm birimlerinin Türkiye’nin korunması ve iç huzurun tesisi için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Farklı fikirlerin bir zenginlik olduğunu ancak hedefin ve yolun “güçlü Türkiye” olması gerektiğini yineleyen TBMM Başkanı, parlamentonun bu süreçte üstlendiği öncü rolün önemini bir kez daha vurgulayarak, gazetecilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bu buluşma, Türkiye’nin hem iç siyasetteki demokratikleşme ajandasını hem de bölgesel krizlerdeki duruşunu net bir şekilde ortaya koyan bir mesaj olarak kayıtlara geçti.

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam

Yorum Gönder

Yorumlar