Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla imzalanan yeni protokol, akademi ve kamu gücünü birleştirerek sağlık finansmanında sürdürülebilirliği artırmayı, ilaç erişimini kolaylaştırmayı ve tedavi süreçlerini modernize etmeyi hedefliyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Türkiye’nin sağlık ve sosyal güvenlik geleceğini şekillendirecek stratejik bir hamleye imza attı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Ankara Üniversitesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi arasında gerçekleştirilen “Sağlık Politikaları ve Finansmanında İş Birliği Protokolü” imza töreni, kamu ile akademinin ortak vizyonunu bir kez daha tescilledi. Bakan Işıkhan, törende yaptığı konuşmada, insan odaklı hizmet anlayışının bilimsel verilerle desteklenmesinin Türkiye’nin sağlık sistemini dünya standartlarının üzerine taşıyacağını vurguladı.

AKADEMİ VE KAMU EL ELE: STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ
Bakan Vedat Işıkhan, bir akademisyen kökenli bakan olarak bilim dünyasının kamu politikalarına dahil edilmesine verdiği önemi dile getirdi. Protokolün sadece kağıt üzerinde kalmayacağını, çözüm odaklı ve katma değer üreten bir model olacağını belirten Işıkhan, birlik ve beraberliğin olduğu yerde başarının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. SGK’nın sağlık finansmanını sağlayan tek kurum olmasının ötesine geçerek, akademik birikimle daha güvenli ve kontrol edilebilir bir sistem inşa etmeyi amaçladıklarını ifade etti. Bu iş birliği sayesinde üniversitelerin teorik bilgisinin, sosyal güvenlik uygulamalarına doğrudan rehberlik etmesi bekleniyor.
İLAÇ VE TEDAVİDE REKOR ARTIŞ: 9 BİN İLAÇ LİMİTİNDE
Sağlık hizmetlerinin kapsayıcılığını somut verilerle açıklayan Bakan Işıkhan, özellikle kritik hastalıklarda geri ödeme listelerinin genişletildiğini duyurdu. 27 Ocak 2026 itibarıyla geri ödeme listesindeki ilaç sayısının 8 bin 913’e ulaştığını belirten Bakan, bu ilaçların 919’unun doğrudan kanser tedavisinde kullanıldığını açıkladı. 2025 yılı boyunca geri ödeme listesine eklenen 474 ilacın, Türkiye’nin "kimseyi geride bırakmayan" sosyal devlet anlayışının bir ürünü olduğunu vurguladı. Kanserle mücadelede 5 farklı immünoterapi ilacının 25 farklı kanser türü için kapsama alınması, bu alandaki en önemli eşiklerden biri olarak nitelendirildi.
HASTA VE AİLELERİNE TEDAVİ KONFORU
Haberin detaylarında dikkat çeken bir diğer unsur ise nadir hastalıklar ve kronik süreçler üzerindeki kolaylaştırmalar oldu. SMA hastaları için oral tedavi seçeneğinin sunulması ve Hemofili A hastalarının evde deri altına uygulayabildikleri kanama önleyici tedavilerin geri ödeme kapsamına alınması, hasta yakınlarının omuzundaki yükü hafifletti. Bakan Işıkhan, Fabry hastalığından Kistik Fibrozis'e kadar pek çok nadir hastalıkta yaşam kalitesini artıran ilaçların sisteme dahil edildiğini hatırlatarak, dijitalleşme hamlesiyle yoğun bakım verilerinin anlık takibinin e-Nabız üzerinden mümkün hale geldiğini belirtti.
SUT DÜZENLEMELERİ VE FİNANSAL DESTEK PAKETİ
Sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak adına yapılan finansal güncellemeler de törenin ana gündem maddeleri arasındaydı. Bakan Işıkhan, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında yapılan artışları detaylandırarak; yoğun bakım bedellerinde yüzde 55, acil servis kırmızı alan işlemlerinde yüzde 54 ve yeni doğan cerrahisinde yüzde 67'ye varan oranlarda iyileştirme yapıldığını açıkladı. Ayrıca hasta alt bezi, tekerlekli sandalye ve işitme cihazı gibi temel tıbbi malzemelerin fiyatlarında yapılan yüzde 20'lik artışla vatandaşın mali yükünün azaltılması hedefleniyor.
EKONOMİK KALKINMANIN ANAHTARI: GENEL SAĞLIK SİGORTASI
Bakan Işıkhan, konuşmasının sonunda Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminin sadece sosyal bir başarı değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın da temel taşı olduğunu ifade etti. Güçlü bir ekonominin ancak sağlıklı bireylerle mümkün olabileceğine değinen Işıkhan, üniversitelerin ve TÜSEB’in bilgi birikiminin GSS’nin geleceğine ışık tutacağını söyledi. "Üniversiteleri doğal çözüm ortağımız olarak görüyoruz" diyen Işıkhan, bu sinerjinin sağlık hizmet kalitesini artırırken sistemin mali sürdürülebilirliğini de güçlendireceğinin altını çizdi.
Yorumlar