Uzmanlar, sahurda yapılan beslenme hatalarının gün içinde halsizlik, susuzluk ve ani kan şekeri düşüşüne yol açtığını belirtiyor. Doğru tercihlerle daha uzun süre tok kalmak mümkün
Ramazan ayında oruç tutan milyonlarca kişi için sahur, gün boyu enerjik kalmanın en kritik öğünü olarak öne çıkıyor. Beslenme uzmanları, sahurda yalnızca karın doyurmanın yeterli olmadığını; dengeli ve bilinçli tercihler yapılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin gün içinde ani acıkmalara ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlara göre sahurda uzun süre tokluk sağlayan protein kaynakları (yumurta, yoğurt, peynir gibi), lif oranı yüksek tam tahıllar ve sağlıklı yağlar öncelikli olmalı. Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar ise gün içinde susuzluk hissini artırabiliyor. Beyaz ekmek, hamur işi ve şekerli yiyecekler yerine tam buğday ekmeği, yulaf ve çiğ kuruyemiş gibi seçenekler öneriliyor.
Yeterli su tüketimi de sahurun vazgeçilmez unsuru. Uzmanlar, sahur ile imsak arasında suyun zamana yayılarak içilmesini ve kafeinli içeceklerin sınırlanmasını tavsiye ediyor. Çay ve kahvenin fazla tüketimi, gün içinde daha hızlı sıvı kaybına neden olabiliyor.
Ayrıca hızlı yemek yemenin sindirim sorunlarına yol açabileceği, bu nedenle öğünün sakin ve kontrollü şekilde tamamlanması gerektiği ifade ediliyor. Sahurdan hemen sonra uyumak yerine kısa bir süre beklemek de reflü ve mide rahatsızlıklarının önüne geçebiliyor.
Sağlıklı bir sahur sofrası; dengeli protein, kompleks karbonhidrat, sağlıklı yağ ve bol su içeren bir planlamayla mümkün. Uzmanlar, kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin ise oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini hatırlatıyor.
Yorumlar