İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı kapsamlı askeri operasyon sonucu Tahran’daki kritik noktalar vurulurken, İran’ın misilleme saldırılarıyla bölge ülkeleri ateş çemberine döndü; can kaybı hızla artıyor
Orta Doğu, tarihinin en karanlık ve belirsiz gecelerinden birini yaşıyor. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, Tahran ile Washington arasındaki diplomatik müzakerelerin devam ettiği bir sırada sürpriz bir kararla 28 Şubat’ta İran’a yönelik geniş çaplı bir askeri harekat başlattı. Savaş uçaklarının havalanmasıyla başlayan operasyon, kısa sürede bölgesel bir çatışmaya evrilirken; gelen ilk bilgiler saldırıların hem siyasi hem de askeri komuta kademesini doğrudan hedef aldığını gösteriyor. Başkent Tahran başta olmak üzere ülkenin pek çok noktasından patlama sesleri yükselirken, İran’ın bu saldırılara komşu ülkelerdeki ABD üslerini vurarak yanıt vermesi gerilimi küresel bir kriz boyutuna taşıdı.
DEVRİM MUHAFIZLARI KARARGAHI HEDEF ALINDI
İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin tarafından yayımlanan video mesajda, operasyonun detaylarına dair çarpıcı iddialar paylaşıldı. Defrin, saldırılarda Tahran’daki İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Karargahı’nın tam isabetle vurulduğunu ileri sürdü. Operasyonun sadece fiziksel binalarla sınırlı kalmadığını belirten Sözcü, DMO’ya bağlı istihbarat birimleri, hava kuvvetleri tesisleri ve iç güvenlik merkezleri dahil olmak üzere onlarca stratejik noktanın imha edildiğini iddia etti.
100’DEN FAZLA SAVAŞ UÇAĞI KATILDI
Saldırının büyüklüğüne dair teknik veriler paylaşan İsrail ordusu, operasyona 100’den fazla savaş uçağının katıldığını duyurdu. Gün boyu süren bombardımanlarda çok sayıda İran askerinin hayatını kaybettiği öne sürülürken, İsrail ordusunun resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerde, İran’ın batısında yer alan hava savunma sistemleri ve balistik füze rampalarının havaya uçurulduğu anlar saniye saniye yer aldı. Bu hamle, İran’ın karşı saldırı kapasitesini kırmak adına atılmış en kritik adım olarak değerlendiriliyor.
HAMANEY VE ÜST DÜZEY YÖNETİMDE KAYIPLAR
Haber merkezlerine ulaşan en sarsıcı iddia ise saldırıların siyasi sonuçlarına ilişkin oldu. ABD ve İsrail’in ortaklaşa yürüttüğü bombardımanlarda, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra ülkenin yönetiminde kilit rol oynayan çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu durumun Tahran’da ciddi bir yönetim boşluğu yaratabileceği konuşulurken, İran cephesi bu ağır darbeye bölgedeki ABD varlığını hedef alarak karşılık verdi.
BÖLGESEL MİSİLLEME VE İNSANİ BİLANÇO
İran, kendi topraklarına yapılan saldırılara karşılık olarak İsrail’in yanı sıra ABD üslerine ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki stratejik hedefleri vurduğunu açıkladı. Çatışmaların sivil halk üzerindeki bilançosu ise ağırlaşıyor. İran Kızılayı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, bombardımanlar sonucu şu ana kadar 201 kişi yaşamını yitirdi, 747 kişi ise yaralandı. Uluslararası toplumun endişeyle takip ettiği süreçte, diplomatik yolların tamamen kapandığı ve bölgenin geri dönülemez bir eşiğe girdiği gözlemleniyor.
Yorumlar