Türkiye ve Tunus arasındaki ekonomik bağları güçlendirecek olan Tunus-Türkiye Ticaret Odası, 60 kişilik dev yönetim kadrosuyla kapılarını açarak iki ülke arasındaki ticaret hacmini rekor seviyelere taşımayı hedefliyor
Türkiye ile Tunus arasındaki köklü tarihi ve kültürel bağlar, başkent Tunus’ta atılan imzalarla stratejik bir ekonomik ortaklığa dönüştü. Uzun süredir üzerinde çalışılan ortak ticaret odası projesi, gerçekleştirilen seçimlerin ardından 60 farklı sektör temsilcisinden oluşan güçlü bir yönetim yapısıyla resmen faaliyetlerine başladı. Bu girişim, sadece iki ülke arasındaki mal alım satımını artırmayı değil, aynı zamanda Türk yatırımcısının Afrika ve Avrupa pazarlarına erişiminde Tunus’u anahtar bir partner haline getirmeyi amaçlıyor.

EKONOMİ DİPLOMASİSİNDE YENİ VİZYON
Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, oda kurulumunu "klasik diplomasinin ötesinde bir ekonomi diplomasisi hamlesi" olarak nitelendirdi. Kurumsal bir zemine oturtulan bu iş birliğinin, ticari süreçlerin hızıyla diplomatik süreçleri senkronize edeceğini belirten Demircan, yapının bir "takip merkezi" gibi çalışacağını vurguladı. Büyükelçi, kurulan bu mekanizmanın yatırımcıların karar aşamasından üretim safhasına kadar her adımda yanında olacağını ifade ederek, diplomatik misyonun üzerindeki yükün bu koordinasyon merkezi sayesinde hafifleyeceğini dile getirdi.
STRATEJİK ÜRETİM ÜSSÜ: TUNUS
Yeni kurulan odanın en büyük hedeflerinden biri, Tunus’un coğrafi ve iş gücü avantajlarını Türk yatırımcılarla buluşturmak. Özellikle tekstil sektöründe Tunus, Türk iş dünyası için eşsiz fırsatlar sunuyor. Düşük lojistik maliyetleri ve disiplinli iş gücü, Türk tekstil hammadde gücüyle birleştiğinde ortaya küresel bir rekabet gücü çıkıyor. Büyükelçi Demircan, Tunus’un Avrupa pazarına en hızlı erişim sağlayan noktalardan biri olduğunu hatırlatarak, bu stratejik konumun Türk sermayesi için kritik bir üretim üssü potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
TEKSTİLDE KATMA DEĞER VE İHRACAT ODAĞI
Yeni seçilen Oda Başkanı Selçuk Yılmaz ise Tunus’un mevcut tekstil altyapısının Türk yatırımcılar için hazır bir saha olduğunu belirtti. Yılmaz, Türkiye’den gelen kaliteli kumaşların Tunus’taki tesislerde işlenerek Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edilmesinin çok yüksek bir katma değer yarattığını vurguladı. Bu modelin her iki ülke ekonomisi için de "kazan-kazan" ilkesine dayandığını ifade eden Yılmaz, Türk iş dünyasını Tunus’taki bu yeni döneme dahil olmaya ve yatırımlarını bu stratejik bölgeye kaydırmaya davet etti.
Yorumlar