İslam medeniyetinin ve ilahi vahyin en önemli sembollerinden biri olan Besmele; sadece bir başlangıç cümlesi değil, kökleri binlerce yıl öncesine dayanan kadim bir hakikatin tezahürüdür. Kur’an-ı Kerim’de, bir peygamberin bir kraliçeye yazdığı mektubu anlatan muhteşem bir kıssa vardır ki bu anlatı, Besmele'nin tarihine dair çok kıymetli bilgiler barındırır.
Neml Suresi'nde Besmele'nin İzleri
Kur'an-ı Kerim'de hadise şöyle aktarılır: "Süleyman’ın cinler, insanlar ve kuşlardan oluşan orduları toplandı; hepsi düzenli bir şekilde sevk ve idare ediliyordu." (Neml, 17)
Hz. Süleyman (a.s.), kuşları teftiş ettikten sonra: "Hüdhüd’ü neden göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı? Eğer makul bir mazeret sunmazsa, onu kesinlikle çetin bir azaba uğratacağım ya da kafasını keseceğim!" dedi. (Neml, 20-21)
Derken çok geçmeden Hüdhüd gelip dedi ki: "Ben senin bilmediğin bir hakikati öğrendim ve sana Sebe kavminden doğruluğu kesin bir haber getirdim. Orada onlara hükümdarlık yapan bir kadın gördüm. Kendisine bir hükümdara gereken her şey verilmiş; üstelik büyük bir tahtı var. Ancak onun ve halkının, Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerine şahit oldum. Şeytan, yaptıklarını onlara süslü göstererek kendilerini hak yoldan alıkoymuş." (Neml, 22-24)
Hüdhüd devam etti: "Göklerde ve yerde gizlenenleri ortaya çıkaran, kalplerin gizlediğini de açığa vurduğunu da bilen Allah’a secde etmeleri gerekmez mi? O Allah ki O'ndan başka ilah yoktur; büyük Arş’ın Rabbidir." (Neml, 25-26)
Hz. Süleyman, Hüdhüd’e: "Doğru mu söyledin yoksa yalancılardan mısın, bakacağız. Şu mektubumu götür, onlara bırak. Sonra bir kenara çekil ve ne cevap vereceklerini gözle," dedi. (Neml, 27-28)
Sebe Melikesi Belkıs, mektubu alınca ileri gelenlerine şöyle seslendi: "Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı." (Neml, 29) Mektubun girişinde şu ifadeler yer alıyordu:
"İnnehu min Süleymane ve innehu Bismillahirrahmanirrahim." (Mektup Süleyman’dandır ve Rahman, Rahim olan Allah’ın adıyla başlamaktadır.) (Neml, 30-31)
Hz. Nuh’tan Günümüze Bir Manevi Miras
Kur’an’da anlatılan bu çarpıcı hikâye, Besmele'nin ne kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlar. Hatta bu kutlu cümle, Hz. Süleyman’dan çok daha önce, insanlığın ikinci babası kabul edilen Hz. Nuh’a kadar uzanır. Hz. Nuh, kendisine iman edenleri tufandan kurtarmak için gemiye bindirdiğinde dudaklarından şu sözler dökülmüştür:
"Bismillahi mecraha ve mürsaha." (Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır.)
Bu ayet, günümüzde de her türlü ulaşım aracına binilirken okunan kadim bir duadır.
İlk Emir: "Yaratan Rabbinin Adıyla Oku"
İslam vahyinin başlangıcı olan Alak Suresi’nin ilk ayeti, Besmele'nin ruhunu emreder: "İkra’ bismi Rabbike’llezi halak" (Yaratan Rabbinin adıyla oku!)
Bu ilahi emir, yapılacak her hayırlı eylemin Allah'ın adıyla başlaması gerektiğini bildirir. Besmele; genel anlamda her meşru, anlamlı ve hayırlı işin başında Allah’ın adını anmaktır. Peygamberler vasıtasıyla nesilden nesile aktarılan bu kutlu gelenek, kıyamete kadar insanlığa bırakılmış en büyük manevi miras olarak kalmaya devam edecektir.
HER HAYRIN ANAHTARI: BESMELE
İnsan, yaradılışı gereği kendinden daha güçlü bir iradeye yaslanmak ve O’nun kudretiyle kendi sınırlı gücüne güç katmak ister. Bu sığınma arzusu, insanın fıtratında ve doğasında var olan temel bir ihtiyaçtır.
Allah Adına Başlamak
Besmele çekmek; "Kendi adıma veya başka bir fani varlık adına değil, sadece Allah Teala adına ve O’nun rızasını kazanmak amacıyla bu işe başlıyorum" demektir. Bir kimsenin dilinde Besmele varsa, biliniz ki o Müslüman’dır ve İslam ile şereflenmiştir. Rabbi ile arasındaki o kopmaz bağ, bağların en sağlamıdır. Mümin, başladığı her işin hayırla sonuçlanması için her adımda Rabbiyle olan ahdini güçlendirir ve şöyle der: "Rabbim, bu işe Senin adınla başlıyorum; Bismillahirrahmanirrahim."
Bereketin Kaynağı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah’ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş bereketsizdir, sonuçsuzdur."
Bu hadis-i şeriften anlaşılacağı üzere, her anlamlı işin başlangıcında Allah’ın hatırlanması, o işin manevi değerini ve bereketini artırır. Besmele’den mahrum bırakılan işler ise manevi bereketten ve güzel neticelerden uzak kalır.
Rahman ve Rahim İsimlerinin Tecellisi
Besmele’de, Yüce Allah’ın doksan dokuz ismi arasından özellikle Rahman ve Rahim isimlerinin seçilmiş olması son derece anlamlıdır. Besmele çeken bir mümin, Allah’ın engin rahmet ve merhametini ifade eden bu isimleri zikrederek, tüm söz ve davranışlarında "merhameti" ilke edineceğini ilan etmiş olur. Bu derin kulluk bilinci, merhametlilerin en merhametlisi olan Allah’ın yardımını kulun üzerine çeker.
Medeniyetimizin Mührü
İslam tarihi boyunca Müslümanların kültür ve medeniyetlerini Besmele ile yoğurmuş olmaları çok kıymetlidir. Müslüman coğrafyalarda sofraya eller Besmele ile uzanır; yemekler O’nun bereketiyle bollaşır.
Bütün hatipler sözlerine, bütün yazarlar kitaplarına O’nunla başlar. Hastalar O’nunla şifa bulur, konuşmaya başlayan çocuklara ilk o öğretilir. Kısacası Besmele; hayatın her alanında her hayrın anahtarıdır.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.
Yorumlar